-Gülümse, hiç bozma.
yaratılırken de biri bunu demiş olmalı. dünyada fotoğraf çektirir gibi sürekli gülümseyerek ve dik durarak yaşamak zorundasınız.
-Biraz sağa doğru dön, kafanı çok hafif sola yatır, hah tamam şimdi biraz gülümse ama dişlerin görünmesin, hafif sola kay, dur şimdi.
iş hayatı, toplumsal hayat, aile hayatı sizi en doğru insan haline getirmek için her şeyi yapar. biraz sola ama kafanızı da biraz sağa yatırmanız gerektiğini öğrendiğinizde belki içinizden bunun çok saçma olduğunu düşünürsünüz ama yapmamanın bir yolu olmadığını da bilirsiniz.
ben kimseden emir almam, yapmayıveririm nolcak, siz koyunsunuz ve kendinizi ezdiriyorsunuz delikanlılıkları ancak o anı yaşayana kadar geçerlidir. çünkü sorumluluklar ve mecburiyetlerinize karşı çıkma şansınız yoktur gerçek hayatta. kendine ait bir yaşam, özgürlük için de olsa, kurduğunuz yeni aileniz ya da bakmakla yükümlü olduğunuz ebeveyniniz için de olsa mecburiyetlere başkaldırı yalnızca o anı yaşamadığınızda gerçekleşir. fedakarlık denen bu olgu hayatlarımıza daha büyük ve dar duvarlar örse de maaş günü atmde hepsini unuturuz.
böyle bir hayatın hayal edilecek bir tarafı yok. ama bugün kpss ya da benzeri sınavlarda 5. kez hala geçerli notu alamamışlar intiharın eşiğinde. daha büyük mecburiyetlere maruz kalmak için yeni bir mecburiyet yani. bir kabusu yaşamak için yarışan milyonlarca eğitimli insan. hayal kırıklığı da cabası.
çözüm aramaksa bir kısır döngü. hayalini kurduğunuz bahçeli ve konforlu evinizin 2+1 bir apartman dairesini uygun bir fiyata kiralamaya, yürüyüşe çıkarmayı düşlediğiniz golden retriever köpeğinizin yuvarlak bir fanustaki mavi japon balığına dönüşmesiyle oluşturulmak istenen doğru insana doğru yolculuğunuzda önemli bir adım atmış olursunuz. bir sonraki adım ölü taklidi yapmak.
hayal kırıklıklarınız, başarısızlıklarınız ve mecburiyetlerinizin sancısını çekmemek için mümkün olduğunca görmemeye çalışırsınız. olsun buna da şükürler yetişir imdadınıza. şükretmek güzeldir, insani vasıfları iyileştirir, vicdanı güçlendirir fakat şükretmek kendini kandırmaya dönüştüğü an sizi olmadığınız ya da olmaktan kaçındığınız birine dönüştürecektir. yangın tatbikatında can vermek en zavallı ölüm olacaktır.
dünya beklediğimiz gül bahçelerini vaadetmiyor belki. öğrenciyken kurduğumuz hayaller, idealler gerçek hayatta çok başka şekillere bürünüyor, üstelik bizi de buna ikna ediyor olabilir. olmayı istediğimiz kişiden olmamızı istedikleri kişiye dönüşmek için çabaya ihtiyaç yok. hayat sizi buna yönlendirecektir. karşı çıkmak, direnmek vicdan temizliğidir sadece.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder